Yaşamak İçin Neden Küçük Bir Kasabayı Seçtim?

Hayatın en büyük ikilemlerinden biri olan “nereye aitim?” sorunsalı, her gün bir yumak gibi daha da büyüyor. Beyaz yakalının sahip olduklarının bedeli olarak, sorumluluğu her gün daha da artıyor ama zihin aidiyeti sorgulayarak hiç susmuyor; “şehir faresi miyim, yoksa bir tarla faresi miyim?”…

Rahat olun, çünkü aynı soru dünyanın en gelişmiş, en yeşil ülkelerinde dahi her gün tekrarlanmıyor değil. Kanada’nın kırsal bir alanında çocukluğunu geçirip, üniversite eğitimi için Toronto’ya yerleşen ve okul sonrasında işi gereği 4 yıl büyük şehirde yaşamını sürdüren ve ardından “yeter artık!” deyip şehirli eşi ile birlikte Toronto’dan 3 saat uzaklıkta 12 000 kişinin yaşadığı küçük bir kasabaya yerleşen Treehugger blogu yazarı Katherine Martinko, neden “tarla faresi” olmayı tercih ettiğini 7 maddede özetlemiş.

7 ay önce İstanbul’dan, kademeli olarak kırsala yerleşmek üzere ilk durak olarak İzmir’e yerleşen bendeniz dahil, mahalle kültürüne geri dönmenin hayatımdaki ufak avantajlarını gözlemliyorum. İstanbul’un dev kaosundan görece daha küçük bir kaosa yol aldım, halen bir şehirdeyim, halen maaşlı bir işe sahibim ama sizinle sohbet eden bakkalı, manavı, fırını olan bir mahallede yaşamanın eşsiz güveni içerisindeyim.

Evet bir köye yerleşmek herkes için uygun olmayabilir, zaten bir kısmımızın gitmemesi belki de 2 taraf için daha hayırlıdır. Ama küçük bir ilçe, bir kasabaya göç bile belki sizin, çocuklarınızın yaşamında büyük yenilenmelere neden olabilir. Denemek lazım elbet…

kentten_koye_goc_ecoana02

“Peki neymiş Katherine’nin hayatında değişen 7 şey” diye merak edenlere;

– Oldukça Güvenli Olması
Bir “free-range parenting / özgürlükçü ebeveyn” olarak çocuklarımın dışarıda yapmak istedikleri şeyi güvenle yapıyor olmaları bana büyük bir rahatlık katıyor. Çocuklarımın çevremdeki komşularım, sokağımdaki esnaf tarafından tanınıyor ve herhangi bir güvenlik durumu anında mahalle sakinleri tarafından bana bildiriliyor. Bazı kişilere bu özel alana müdahale gibi gelse de, çocuklarımın yaşamı için bana güven veriyor.

– Kolay Arkadaşlık Kurabilme, Sosyalleşme
Bir süre sonra gittiğiniz her yerde benzer yüzlerle karşılaşma, bir süre sonra samimi bir sohbeti de getiriyor. Çarşıda, okul seçmelerinde, spor kulübünde, parkta karşılaştığınız kişilerle doğal bir sohbet akışı başlıyor. Bazen sinir bozucu olsa da, burada doğal bir sosyalleşme hali var, herkesin birçok arkadaşı var.

– Her Şey Yakın
Hepi topu gidebileceğiniz mesafe zaten 5 km. Her yer bisikletle ve yürüyerek ulaşılabilir bir mesafede. Okul, kütüphane, postane, eczane, bakkal, kahve dükkanı, sinema, dişçi, doktor, restoranlar, çocuklarımın keyifli vakit geçireceği tüm alanlar evime en fazla 4-5 bina ötede. Daha ne olsun…

kentten_koye_goc_ecoana03

– Para Biriktirmek İçin Eşsiz Fırsat
Zaten fazla para harcayabileceğiniz bir yer yok, üstelik birçok şeyin fiyatı, şehre göre daha düşük. Kiralar, emlak, yaşam maliyeti şehre göre çok daha düşük fiyatlı. Dışarı çıkacak restoran sayısı az olduğu için genellikle evde pişirmek ciddi bir bütçeyi biriktirmenizi sağlıyor. Üstelik burada sizi kandıracak bir alışveriş merkezi de yok.

– En Taze ve İyi Yerel Gıdaya Kolay Erişim
Şehirdeyken bulmaya çalıştığımız iyi gıdayı, artık doğrudan üreticisinden alabilmekteyiz. Üzerine aracı, lojistik maliyeti eklenmeden doğal üretilen meyve, sebzeye, süt ürünlerine minimum paketleme ile erişebilmekteyiz.

– Mükemmel Zaman Yönetimi
İşe ya da her hangi bir yere giderken yolda geçen boş ve verimsiz bir zamanınız yok. Çünkü trafik yok (birçok yere 20 dk’da gitmek mümkün), geciken bir toplu taşıma aracını beklemenin verdiği sinir bozucu durum yok, park derdi yok. Bu da her şeyden daha değerli olan; vaktimizin başka şeylere değil, bize kalmasını sağlıyor.

– Topluluk Desteğinin Gücü
Küçük yerlerde olmanın getirdiği önemli şeylerden biri de, toplumun her şeye karşı daha duyarlı olması ve daha kolay organize olması. Mesela geçen yıl kasabamıza gelen 14 Suriyeli mülteci aile için tüm mahalle güç birliği oluşturdu ve destek kampanyası başlattı. Çünkü kasaba sakinlerinin bağlılık duygusu daha fazla olduğu için, yaşadıkları yer için daha fazla sorumluluk alıyorlar.

Günün sonunda, zaman ve çaba ile tüm uyum problemleri aşılıyor. Duygusal olarak bir yere yatırım başlattıktan sonra, yavaş da olsa geri dönüşünü almaya başlıyorsunuz…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir